Çocuğunuzu Başkalarıyla Kıyaslamayın
Okulöncesi dönemi tamamlayarak ilkokula başlayan her çocuğun yaşadığı heyecanın benzerini bazen de fazlasını ebeveynlerde görüyoruz öğretmenler olarak. Bir de tek çocuklu bir aile ise bu heyecan apayrı bir hisse dönüşüyor ebeveyn için. Bu hislere kendini fazlaca kaptıran yani objektif bakış açısından uzaklaşan anne ve babalar ise çocuğunu okula kayıt ettirirken çocuğunun biricik ve özel olduğunu, eşi olmadığını hatta üstün yetenekleri olduğunu düşünerek büyük beklenti ve hayaller içerisine dalıyor. Öncelikle şu ayrımı doğru yapmak gerekiyor. Biz eğitimciler olarak anne ve babalara her çocuğun özel olduğunu, kişilik, öğrenme şekli, yetenek ve mizacının parmak izi kadar farklı olduğunu vurgularken bunu çocuğun kendine has özelliklerini ön plana çıkarmak adına gündeme getiriyoruz.
Buradaki ayrımı tanımlayacak olursak özellikleri vurgulanan çocuğun diğer çocuklardan üstün olduğu sonucu ortaya çıkmıyor. Ancak bu yanılgıya düşen ve özellikle ilkokula yeni başlamış öğrencisi olan ebeveyn profiline bakıldığında bu durum yukarıda açıkladığım gibi algılanmıyor. Nitekim somut kanıt olarak deneyimlerimi referans verebilirim. Örneğin bilsem belirli alanlarda yeteneği üst sınırda olan çocukların yönlendirildiği bir birim iken bakınız birinci sınıf listelerine sınıfın yarısından çoğu çocuğunu bu sınavlara dahil etmek için yoğun çaba sarf ediyor. Peki bu çabanın referans noktası neresi? Öğretmen gözlemleri mi? Uzman değerlendirmesi mi? Yoksa anne baba iradesi mi? Cevabın anne baba beklentisi olduğunu biliyoruz.
Bilsem sınavlarına değinerek konunun dışına çıkmak istemiyorum. O yüzden kıyas üzerinden devam edelim istiyorum. Öncelikle kıyası tamamen reddetmiyorum. Hatta kıyasın bir ölçüt olduğunu düşünüyorum. Örneğin çocuğun akademik durumunu sınıf ortalamasına bakarak değerlendirebilirsiniz. Ortalamaları baz alarak çeşitli kıyalasmalar ve yorumlamalar yapabilirsiniz. AMA filancanın çocuğu şu kadar yapmış benimki yapamamış. Şu çocuk şöyleymiş benimki değilmiş gibi düşüncelerin rota şaşırtacağını düşünüyorum. Madem her çocuk kendi değerleri ve özellikleri ile özel o halde her ebeveynin tek derdi kendi çocuğu olmalı. Her ebeveyn kendi çocuğunun gelişim yolculuğunu, kendi çocuğunun potansiyeli çerçevesinde değerlendirmeli. Analizleri ortalamalara göre yapabilmeli, bir önceki ölçmedeki yerine göre bugün nerde olduğunu takip edebilmeli. Kısacası çocuğu kendisiyle yarışır hale getirebilmeli efendim.
Bakınız bu son cümle önemliydi. Çocuğu kendisiyle yarışır hale getirebilmeli. Siz çocuğunuzu başka öğrencilerle kıyaslarsanız bunun olumsuz yansımalarını çocuğunuz üzerinde de görecek ve istemsiz olarak çocuğunuza zarar vereceksiniz. Çocuğunuzun daha hızlı ilerlemesini yavaşlatacak ve kendine olan güvenini sarsacaksınız.
Tüm bunları düşündüğümüzde çocuklarımızı başka çocuklarla kıyaslamayalım efendim. Bir eksik var ise o eksiğin sorumlularını arayalım, sorunun kaynağına inelim ama bunu yaparken çocuk özelinde yaparsak daha nitelikli ve sağlıklı sonuçlar elde ederiz diye düşünüyorum.