Dijital Ayak İzleri ve Kaybolan Fiziksel Oyunlar
2000 ve sonrası doğan Z kuşağı, ve 2000 öncesi doğan Y kuşağı bireylerinin çocukluk dönemleri düşünüldüğünde büyüme alanları ve alışkanlıklarının günümüz çocuklarına kıyasla farklılık gösterdiğini söylemek mümkündür. Nitekim 90’lı yıllarda çocuk olan Y kuşağı ile günümüz çocuklarının, çocukluk dönemleri arasında siyah ile beyaz kadar farklılık olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Kuşakların kronolojik sıralaması düşünüldüğünde, çocukların fiziksel oyun ve aktivitelerle zaman geçirerek büyümesinde bir düşüş olduğu söylenebilir; buna paralel olarak da yeni normal diyebileceğimiz alışkanlıkların ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Örneğin geleneksel çocuk oyunlarımız zamana karşı unutulmamak üzere direnirken (müfredat da unutulmaması için kitaplarda yer verir) teoride yer alan bu oyun isimleri pratikte çocuklar tarafından yaygın olarak tercih edilemediği için eskisi kadar popüler değildir.
Günümüz çocukları yeni oyun ve alışkanlıklarla kendi popüler oyun alanı ve alışkanlıklıklarını konumlandırmıştır. Buraya kadar her şey normal gibi gözükse de yetişkinler tarafından dikkatle takip edilmesi gereken bir sürecin varlığından da söz etmek isterim.
Teknoloji ile doğan ve büyüyen çocukların, teknoloji öncesi doğan çocuklara kıyasla dezavantajlı olduğu durum, fiziksel oyun ve aktivite ihtiyacının eskiye nazaran düşük seviyede kalmış olmasıdır. Yani şu anki çocuklar teknolojik oyunlarla, fiziksel oyunlara kıyasla daha fazla zaman geçirmektedir. Bu kıyaslamayı 90’lı yıllarda çocuk olanlar özelinde yaptığımda aradaki farkı çok daha iyi görebilmek mümkündür.
Peki hocam, devir değişti teknoloji her evin içinde hatta odasında. Ne yapılabilir ki?
Bu soruya fiziksel oyunları daha az ya da hiç tercih etmeyen çocukların yaşadığı güçlüklerin ne olabileceği sorusuna cevap verdikten sonra değineceğim.
Bakınız okuduğum bir yazıda yeni doğan bebeklerin yürüme öğrenme aşamasında AVM zemininde daha rahat yürüyebildiği, ortam değiştirdiğinde ise yürümekte güçlük çektiği ifadesiyle karşılaşmıştım. Bu kısım ilgimi çekmişti; sebebine gelince beyin farklı ortamlara adapte olma konusunda duyuşsal çaba gösterir ve bir süre sonra uyum sağlar ancak çocuğun ortamını değiştirmezseniz bu değişim geç ve güç olur şeklindeydi. Evet çocuk AVM’de yürüyecek ama bir bahçede bir ormanda da yürütülmeye teşvik edilecek. Benzer şekilde sadece teknolojik oyunlarla zaman geçiren çocukların da fiziksel aktivitelerde yeterlilik geliştirmemesi, yavaş hareket etmesi, vücüt koordinasyonunun yeterli olmaması, kas gelişiminin olumsuz etkilenmesi, verilen görevleri zamanında tamamlamakta zorluk çekmesi veya hareket güç gerektiren işlerde geride kalmasına yol açabilir.
O halde bu tür sorunlarla karşılaşmamak adına çocukların fiziksel oyunlarla daha fazla zaman geçirmesini teşvik edeceğiz. İlgi alanımız çocukların sadece web ortamındaki dijital ayak izlerinin varlığı olmayacak fiziksel oyun ve aktivitelerle yer kürede bıraktığı izleri de önemseyeceğiz.