Çocuğu Övme Şekli Neden Önemlidir?
…Harikasın, mükemmelsin, süpersin bravo sana!.. Bu kalıplaşmış ifadeler genellikle anne ve babalar tarafından istenilen davranışın başarı ile tamamlanması sonucu çocuğa ithaf edilen sözlerdir. Çocukların da pek hoşuna gider. Gitmesine gider de acaba ebeveynler bu ifadeleri kullanırken söylemlerinin bugün ve gelecekte çocuk zihninde nasıl ve ne şekilde yer ettiğini hesap eder mi? Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Diyeceğim o ki acaba söylemleriniz çocuğun başarılı olma yolcuğunda yararına mı yoksa bu amaca hizmet edemeyen bir eylem mi? Bu yazıda araştırma verilerinden de yola çıkarak bunu irdeleyeceğiz sevgili okurlar…
Her çocuk davranışlarının ve okul performansının başta yakın çevresi olmak üzere takdir edilmesinden hoşlanır. Çocuk dünyasında başarılı olma yetisinin önemli bir yeri vardır. Çünkü çocuk için başarı yakın çevresi ve arkadaşları tarafından kabul görme bunun sonucunda özgüven ve iyi hissetme hali için önceliklidir. Buna bağlı olarak da okul yolculuğundaki çocuklar, öğretmenleri ve ailelerince belirlenen görev ve sorumlukları yerine getirmeye çalışır. Şüphesiz her çocuk aynı performansı ve başarıyı gösteremez ama hiçbir çocuk başarısız olmak istemez diyebilirim. Çocukların gerek akademik gerekse sosyal davranışlarında yetişkinler tarafından isteneni ortaya koyması sonucu yetişkinler de çocuklarını takdir eder ve mutlu olur.
Buraya kadar her şey normal.
Peki sizce her çocuk ve her anne baba için süreç bu kadar kolay mı ilerler? Sözüm hem başarılı çocuklara sahip yetişkinlere hem de henüz arzu ettiği seviyede olmadığını düşündüğü öğrencisi olan yetişkinlere…
Çocukları başarılı ve başarısız olarak sınıflandırmak hoşuma gitmiyor çünkü hiçbir çocuğun bu iki kategorideki yerini sabit ve stabil görmüyorum. Dolayısıyla tüm çocuklar eşittir ve doğru tutum yaklaşım ve planlamalarla kendini gerçekleştirebilir.
Geçtiğimiz günlerde tam da bu konu ile ilgili bir araştırma verisi ile karşılaştım. Araştırma verisi çocuk bir başarı elde ettiğinde doğrudan kalıplaşmış övgü ifadelerini kullanmak yerine çocuğun çaba ve gayretini takdir etmenin çocuğun gelişimini destekleyen önemli bir faktör olduğunu vurguluyordu. Örneğin çocuğa çok zekisin demek yerine ‘’bu problem üzerinde çok emek vermişsin’’ tebrik ederim demek doğrudan çabayı öven bir anlayış olarak ön plana çıkıyor. Çaba ve gayreti övmek çocuğu yılmazlığa taşıyabilir. Yılmaz olan çocuk sebat etmeyi öğrenebilir. Sebat edebilen ve yılmadan ilerleyen çocuk da hatalarından ders çıkararak başarıya ulaşabilir. Formül aslında çok basit. Çabayı ve gayreti öv ve bu doğrultuda sürekli destekle.
Burada bir parantez açmak istiyorum. Günümüz çocuklarında sıkça karşılaştığımız güçlüklerden biri başarısızlığa tahammül edememeleri ve sebat etme becerilerinin yetersiz olması. Bunun nedenlerini düşünecek olursak tek sorumlunun çocuklar olduğunu söylemenin de doğru olmadığı kanaatindeyim. Yetişkinlerdeki, çocuğun bir an evvel başarılı olma arzusu çocukta fark edilen ya da edilmeyen bir baskı unsuru oluşturuyor olabilir. Ayrıca her türlü ihtiyacı ve sorunu yetişkinler tarafından karşılanan çocuklar da konfor alanında hapsolmuş olabilir. Bu iki unsuru düşündüğümde çocukların yılmaz olması ve sebat etmeyi öğrenmesini pek mümkün görmüyorum.
Her anne baba çocuğunun başarılı olmasını ister ama önce odaklanılması gereken şey çocukta doğru tutum ve alışkanlığı geliştirmek ve desteklemek olmalıdır. Sebat etmeyi, yanlışlardan ders çıkarmayı, başarısız olduğunda tekrar denemeyi öğrenecek çocuk, öncelikle karşısında bu iklime hazır bir yetişkin görmek ister.
Harikasın kızım demek yerine ‘’farklı yollar denemen hoşuma gitti’’ demek çocuk zihninde farklı bir anlam açar. Bu söylemlerin sıklığı ile başarının veya zeki olmanın sadece doğuştan gelen bir yetenek olmadığını anlamaya başlar çocuk.
O halde anne baba ve öğretmenlerin çocukları övgü bombardımanına tutmadan önce durup düşünmesi gerekir diyebiliriz. Başarılı veya başarısız olmak bir sonuç değil bir sürecin ürünüdür. Bu süreci doğru cümlelerle inşa eden ebeveynler yılmaz ve hatalarından ders çıkaran güçlü çocuklara sahip olabilir.
Unutulmamalıdır ki bu söylem tüm çocukların aynı kategoride ilerlemesini de kolaylaştıran bir faktör olabilir.
Kaynak:
Gunderson, E. A., Gripshover, S. J., Romero, C., Dweck, C. S., Goldin-Meadow, S., & Levine, S. C. (2013). Parent praise to 1- to 3-year-olds predicts children’s motivational frameworks 5 years later. Child Development, 84(5), 1526–1541.
DOI: https://doi.org/10.1111/cdev.12064